30 Ocak 2014 Perşembe

Evladım Kurya'ya Notlar

         


              Yahudiyatımızı hür bir şekilde yaşadığımız o ştetl sokaklarından kendi kahramanlarımızı öldürdüğümüz bu günlere nasıl geldiğimizi mütemadiyen sorguluyorum. Gece rüyalarıma Moşe Dayan giriyor, göz bandıyla ne kadar da karizmatik duruyor, çizmelerine Arap kanı bulaşmış hâlde bana "Sen de gel evlat" diyor, tam elini tutmak için uzandığım anda uyanıyorum.

              Bazen bir Anadolu Türkmen emirinin mumyalanmış cesedini seyrediyorum. Bedenindeki detaylar fazlasıyla dikkat çekici. Aklıma şanlı ecdadımız geliyor; Mengücek Gazi,  Alaüddevle Bozkurt Bey. Oğuzluk bir makrofaj gibi bedenimdeki tüm kötülükleri kavrayıp öğütüyor. Milli şuurla dolup taşıyorum.

              Peki nerede bir elinde saz diğerinde kılıçla gazaya giden alperen dervişlerimiz? Artık Baba İshak'tan Thälmann, Yol'dan sol yaratmaya çalışan soytarılarımız var. "Slava! Slava!" diye haykırırken gök mavisi eteğinin kalçasına çok iyi oturduğunu fark ediyorum, bacakları da çok biçimli, gözleri Tanrı rengi.

              Recep'le 1988 senesinde Pasadena'daki Depeche Mode konserinde beraberdik. Zannedersem o konserde ikimiz haricinde Türk yoktu. Sahnede dört İngiliz delikanlısı adil düzeni inşa etmişti, ikimiz de gıpta etmiştik fakat birbirimize söylemeye cesaret edememiştik. Aramızda gizli aruzlarımızı paylaşacak derecede bir samimiyet yoktu, zaten hayatlarımız sonra farklı istikametlere gitti.

              Fransa'ya yerleşip bağcılık yapmaya başladığım dönemde yaz akşamları evimin önünde şarap içerken Kutsal Kitap okur ve güneşin batışını izlerken okyanustan gelen tuzlu rüzgarı yüzümde hissederdim. "Ey Gomora halkı! Allahın yasasına kulak verin!" O günlerde vaftiz olup inananların kardeşliğine kabul edilmiş ve kısa zaman sonra erkekliğimin dirilişine tanıklık etmiştim.

              Arkadaşım Cihangir, Interrail ile Avrupa'yı gezerken İtalya'ya iltica talebinde bulunmuş ve talebi kabul edildikten sonra La Spezia kentine yerleşmişti. Bekçi olarak çalıştığı nükleer tesiste meydana gelen kaza neticesinde akut radyasyon zehirlenmesi şikayetiyle uzun bir süre hastanede yatmıştı. Moda'da Ali Usta'da Mesih İsa ile dondurma yerken Cihangir'le karşılaştım, evlenmiş, bir kızı olmuş. Yanıma gelip sarıldı. Ortak bir arkadaşımızın telefon numarasını sordu. Kızı cinsel organında bebek kafasına benzeyen saçlı bir dokuyla dünyaya gelmiş. Bu yüzden üzüntülüydü.

              Dünya işlerinden münezzeh bir hayat süremediğimi anlayıp teşebbüs hürriyetinin kutsiyetine olan inancım kabardığında Kofçaz'dan beş dönüm arazi alıp keçi yetiştirmeye başladım. Keçileri gütmeleri için altı tane Avustralya çoban köpeği aldım. Köpekler muazzam iş görüyor. Merada hayvanı dört bir yandan kuşatıp toparlıyor sonra çiftliğe geri getiriyorlar. Meradaki inekler izliyor. Hiç bir şey bilmediğimizi bildiğimizi biliyoruz.

           Biraz daha müzik? Bobinler, buji kabloları, distribütör kapağı, tevzi makarası, K-Jetronic enjeksiyon sistemi, döneminin en ileri teknolojisiyle donatılmış bir otomobil bu. 1978 model Mercedes-Benz 280 SE. Bu arabada bir hanıma 50 lira karşılığında oral seks yaptırdım, Fenerbahçe Parkı'nın oradaki otoparkta. Üniversite öğrencisi. Ufak tefek fuhuş işleriyle harçlığını çıkarıyor.

           Semra'yı hatırlıyorum, ben Fransa'da bağcılık yaparken o da orada öğrenciydi. Paraya ihtiyacı oldukça gelir verirdi. Cebine üç-beş bir şey koyar yollardım. Türkiye'ye döndükten sonra liberal kimliğiyle bilinen bir profesörün yanında doktora çalışmalarına başladı. Eşcinsel haklarını savunuyor. Ben kimsenin hakkını savunmuyorum.

           Distress, tristesse. Dal, nun, zel. Bir kimya tesisinde koyu yeşil sabunsu bir çökelti plastik imalatı sonrasında atık olarak kalıyormuş. İşçiler onu yüzlerine gözlerine sürüp geceleri ayin yapıyorlarmış. Tesisin ortaklarından biri bunu fark edip o işçileri tazminatsız işten çıkarmış, olaydan kısa bir süre sonra fabrika yanmış. İşçileri yakalayan ortak yangında ölmüş.

           On sene kadar önce bir 7.65 tabanca almıştım. Arada sırada ormana gider, içip içip havaya sıkardım. Tabancanın varlığını dahi unuttuğum bir akşam sevgilim o tabancayla beni vurmuştu. Nasıl da ölmüştüm. Ölmek zor tabii ki fakat dirilmek daha sancılı bir süreç. Ölmek çok doğrudan, dirilmek dolaylı. Tanrı gözlü kıza sarılıp ağladığım gün tam olarak dirilmiştim.


Waiting
for a change in the weather.
I'm waiting
for a shift in the air.
Could we get it together... Ever?
Hoping for your return
Hoping
for your
sweet, sweet
return

9 yorum:

ebedi olur dedi ki...

beğenilegelen faysal üslubunu da aşan muazzam bir nesir olmuş cumamı aydınlattın varol.

Adsız dedi ki...

hocam dirildik!

Adsız dedi ki...

Sadece o üniversiteliye değil,hayal dünyamıza da sakso çektin Fayso..

Adsız dedi ki...

pencereden bakmıyor, yollara çıkmıyorsun..

Adsız dedi ki...

Şu komanizmacılara son darbeyi vur artık Ğiray Khan https://m.youtube.com/watch?v=kKbAOWu32Vg

Kumanizma
Atımın nallarının altında
Kumanizma
Neşterlik iltiha

Adsız dedi ki...

http://www.gidahareketi.org/Cocuk-Borsalari-Avrupa%E2%80%99nin-Yeni-Cehennemi-2050-haberi.aspx

İNSANLAR AYİNDE KESİLİYOR!

Adsız dedi ki...

Feministler feministler
Taharatsizler

Adsız dedi ki...

100 defa falan okumuşumudur heralde... respect faysal beğğğğ

Adsız dedi ki...

her zamanki gibi müthişsiniz faysal bey.

intiharınızı bir süre daha geciktirmeniz dileğiyle, xoxo.